5 Temmuz 2013 Cuma

Kozmetik te Organik Sertifikalı Ürünleri Neden Seçmeliyiz ?

Kişisel bakım ürünlerinin büyük çoğunluğu karsinojen ( Kanser oluşmasına yol açan etkenlere “Karsinojen” denilmektedir) olarak sınıflandırılan en az bir madde içerir. Hepimiz günlük yaşamımızda bir çok kişisel bakım ürünleri kullanırız ve böylece her gün yüzlerce kimyasal maddeye maruz kalırız.Kişisel bakım ürünlerindeki maddeleri büyük bir çoğunluğu henüz güvenliği açısından değerlendirilememiştir. Kişisel bakım ürünlerindeki kullanılan kimyasal  maddelerin  sınırlı bir kısmının üzerinde çalışma yapılabilmiş ve bu maddelerin kullanımı yasaklanmıştır.


Cildimiz her gün biz farkında olmadan kimyasallarla ve doğal olmayan maddelerle temas eder. Cildimizin daha Temiz, sağlıklı ve parlak görünmesi için kullandığımız kozmetikler, çok sayıda kimyasal madde içerir. Bu kimyasallar büyük miktarlarda derimizden emilerek sessizce kan dolaşımımıza karışır. Böylece kimyasal maddeler kanın ulaştığı her yere ulaşabilir. Bir kerelik kullanımın vereceği zarar çok olmayabilir. Ancak hergün kullandığımız cilt bakım ürünlerini düşününce, yıllar boyu ne kadar çok kimyasala maruz kaldığımız gerçeği karşımıza çıkar. Bu istilacı kimyasallar bazı organlarda birikebilir, bazı organlardan ise süzülerek atılır. Her iki durumda da hormonal problemlere ve çok daha büyük hasarlara neden olabilir.

Gerçek şudur ki bu kimyasalların çoğunun güvenliği henüz değerlendirilmemiştir. Bazılarının östrojenik etkiye sahip olduğu, bazılarınınsa karsinojen özellik gösterebileceği son yıllarda yapılan araştırmalar sonucu bulunmuştur. Bu kimyasalları içeren cilt bakım ürünlerini kullanmak Rus Ruleti oynamaktan farksızdır.

Kozmetik maddelerden spreyler, parfümler ve pudralar solunum yoluyla; diş macunları ve dudak ürünleri yutularak; kremler, losyonlar, göz çevresi için pazarlanan ürünler o bölgedeki ince deri ve mukoza tarafından emilerek; diğer cilde uygulanan ürünler ise deriden vücuda girmektedir. Kullandığımız ürünlerin içerdiği kimyasallardan korunmanın tek yolu kimyasallardan arındırılmış doğal ürünleri kullanmaktır.

Özetle, kimyasallar kanımıza karışarak hormonal değişikliklere neden olabilir ve kanser riskini artırabilir. Kimyasallar ve yapay ürünler içeren kozmetiklerin alerji riski daha fazladır. Çünkü vücudumuzun doğasına yabancı pek çok madde içerir. Biz de doğanın bir parçası olduğumuzdan doğal ürünler cildimize daha kolay uyum sağlar.

Kimyasal içeren kozmetik ürünler farklı şekillerde çevreye zarar verebilir. Bu kimyasalların üretim teknolojisi sonucu pek çok zararlı bileşen ortaya çıkar, üretiminde doğal ürünlere göre çok daha fazla enerji tüketilir, kimyasalları içeren kozmetik ürünler doğada geri dönüşüme uğramaz, toprak, hava ve suya karışabilir. Tamamen doğal ürünler kullanarak vücudumuzu kimyasalların olumsuz etkilerinden korumakla kalmayız, aynı zamanda çevremizi de korumuş oluruz. Doğal ürünler hem bizim hem de içinde yaşadığımız çevre için daha iyidir.

22 Nisan 2013 Pazartesi

Organik Çay ın Yaşamımızdaki Önemli Özellikleri

İlk organik çay üretme fikri 1980' li yılların başında ortaya çıktı. İlk üretim 1986 yılında Sri Lanka’da gerçekleşti. Dünya piyasasına 1990'lı yıllarında çıkan, ne kadar üretildiyse o kadarda satılan, diğer normal siyah çay üretimi stoklarının artması ve fiyatlarının düşmesine karşın yükselen bir trend çizen bio tea olarak da adlandırılan Organik çay üretiminin en büyük özelliği yetiştirme tarzı.

Bilindiği üzere çay üretimi çok büyük oranda sıcak ve ekvatora yakın bölgelerde yapılmaktadır. Çay da bakteriyel ve mantar hastalıklarının yanısıra 160 farklı böceğinde tespit edildiği bu interland da kış mevsiminin olmaması, hastalık ve böceklerle kimyasal bir mücadeleyi zorunlu kılmaktadır. Bu da ister istemez bir bardak çay ile birlikte tarımsal mücadele de kullanılan kimyasal kalıntılarla –pestisid- birlikte binbir hastalığa davetiye çıkarmamıza neden olmaktadır. Hiç bir zevkin insan sağlığını tehdit etmesine göz yumulmaması gerekliliği düşünülürse.

Organik çay; doğal ortamında, doğal gübreyle, doğal kaynak suyuyla yetişen çaydır. Bu nedenle çaydan aldığınız kokunun ve lezzetin daha fazlasını organik çayda bulacağınıza şüphe yoktur.

Eğer “Çay seviyorum” diyorsanız en az bir kere organik çay denemenizi tavsiye ederiz.